Temiz , sağlıklı , güvenli , kaliteli içme suyu temini, insan yaşamı için oldukça önemlidir. Şebeke sularının daha kaliteli içme suyu haline getirilme süreci ise, sağlıklı ve hijyenik bir şekilde su tüketimi sağlamak adına büyük öneme sahiptir. Şebeke sularında istenmeyen partiküllerin, toksik maddelerin, mikroorganizmaların , patojenlerin bulunma ihtimalinin, başta salgın hastalıkları, Kanser ve bir çok Cilt rahatsızlıkları meydana getirebileceğinin bilincinde olarak İnsan ve Canlı sağlığı açısından çok önemli olduğunu biliyoruz. Günümüz de Sanayi tesis bacalarından, Santrallerden , Araç ve Uçak Egzosların dan havaya saçılan dolayısı ile sulara karışan , şebeke sularında yoğun olarak tespit etmeye başladığımız mikroplastikler , grafen , fulleren gibi partiküllerin klasik su arıtma yöntemleri ile filtre edilmesi, suyun bunlardan arıtılması nerdeyse imkansız hale gelmiştir.
İçme suyu temin sürecinin başlangıcında, şebeke suyu kaynaklarının belirlenmesi gerekmektedir. Bu kaynaklar genellikle yer altı suları, nehirler ve barajlardan oluşur. Bu aşamada, su kaynaklarının yeterlilik düzeyi, su kalitesi ve çevresel etkiler dikkate alınarak, uygun su kaynağı seçilir.
Seçilen su kaynağından alınan ham su, içme suyu haline getirilmek için ön arıtma süreçlerine tabi tutulur. Bu süreçlerde, suyun içinde bulunan büyük partiküller ve yabancı maddeler giderilir. Ön arıtma işlemleri arasında ızgara, kum tutucu ve çakıl tutucu gibi yöntemler kullanılır.
Ön arıtma süreçlerinin ardından, suyun içindeki kolloidal ve ince partiküllerin giderilmesi için koagülasyon ve flokülasyon işlemleri gerçekleştirilir. Koagülasyon işlemi, kimyasal koagülanların suya eklenmesi ile başlar ve bu sayede partiküller birbirine yapışarak daha büyük kümeler oluşturur. Flokülasyon sürecinde ise, bu kümelerin birbirine yapışarak daha büyük floklar oluşturması sağlanır.
Koagülasyon ve flokülasyon işlemleri sonrasında, oluşan flokların sudan ayrılması için sedimentasyon ve filtrasyon işlemleri gerçekleştirilir. Sedimentasyon sürecinde, suyun içindeki partiküller yerçekimi etkisiyle tabana çöker ve bu şekilde suda bulunan katı maddelerin büyük bir kısmı ayrıştırılır. Filtrasyon işlemi ise, sedimentasyon sonrası suyun çeşitli filtrelerden geçirilerek kalan ince partiküllerin ve bulanıklığın giderilmesini sağlar. Bu aşamada, genellikle kum ve aktif karbon filtreleri kullanılır.
Suyun Termodinamik Üretim Proseslerinde , bünyesinde barındırdığı bütün organik, inorganik, kimyasal, mineral ve enzimlerden arındırılıp tekrar saf su haline ( H2O ) haline getirilmesidir.
Mineral Dozajlama ; Elde edilen Saf Suya , dozajlama ünitesinde hangi amaçla kullanılacaksa ; gerekli iletkenlik, sertlik ve Ph oranı için mineral ilaveleri yapılır.
KLOR KULLANMIYORUZ !
Hidrojenasyon / Oksijenasyon ve sterilizasyon
Mineralize edilmiş sular Vortex prosesinden geçirilirken Anyonik Oksijen ilave edilerek sağlığa zararlı her türlü madde ve bakterilerden arındırılıp , sterilize edilir. Su son aşamada Oksijenasyon veya Hidrojenasyon işlemlerine tabi tutularak yüksek kalitede Temiz, Kaliteli , Güvenli , Sağlıklı İçme suyu elde edilir.
Su Kalite Kontrolü ve İzleme
Su üretim süreçlerinin son aşamasında, elde edilen suyun kalitesi sürekli olarak kontrol edilir ve izlenir. Bu sayede, üretim işlemlerinin etkinliği değerlendirilir ve gerekli düzenlemeler yapılır. Su üretim kalite kontrolü ve izleme süreçlerinde, fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik parametrelerin ölçümü ve analizi gerçekleştirilir. Bu analizler, suyun renk, koku, tat, pH değeri, sertlik, tuzluluk, mikroorganizma sayısı ve kirlilik oranları gibi faktörlerini değerlendirmeye yardımcı olur. Yapılan kontroller, üretilen suyun mevzuat ve standartlara uygunluğunu sağlamak, insan ve çevre sağlığını korumak amacıyla önemlidir.
Bu aşamadan sonra, yeniden üretilmiş su şebeke sistemine dağıtılır ve tüketicilere ulaştırılır.
Şebeke sularının içme suyu haline getirilme süreci, sağlıklı ve hijyenik su temini için oldukça önemlidir. Bu süreçte uygulanan yöntemler ve süreçler sayesinde, su kaynaklarından elde edilen ham su, kaliteli içme suyu standartlarına uygun hale getirilerek tüketicilere sunulmaktadır.
Her türlü yerel ve uluslararası yatırım finansman modellerine uygundur.